TRANSFORMAL NEFES NEDİR ?

Transformal Nefes; kişide fiziksel, zihinsel ve duygusal bütünlük sağlayan ve sistemde önemli düzeyde iyileşme gerçekleştiren ve kişinin ruhsal yapısını güçlendiren güçlü bir tekniktir.

Bir düşünün. Yaşamımız ilk ve son nefesimiz arasında ki sürede gerçekleşir. Hiç bir şey nefes kadar gerekli ve şu anda değildir.Yemek yemeden 3 hafta, su içmeden bir kaç gün yaşayabiliriz. Fakat pek çoğumuz nefessiz ancak bir kaç dakika dayanabiliriz. Bu da canlı kalabilmemiz için nefesi gerekli kılıyor.

Eğer genel olarak konuşursak, biliyoruz ki, Transformational Nefes tekniğini kullanmadan önce solunum sistemimizin ancak %30 kapasiteyle kullanırız ve ayrıca sistemimize çok az yaşam gücü alabiliriz.

Unutmayalım ki, yaşam mucizesini mümkün kılan sadece nefestir. Nefesle alınan oksijen hücrelerimzin en önemli besinidir.

ETKİ

Transformal Nefes sürecinin başlangıcında, nefes alma mekanizmasını açmamız gerekir. Solunum sistemi, alt karın bölgesinden başlar, solar pleksus sinir ağından geçer ve göğsün üstüne kadar gelir. Bu bölgeler birbirine bağlanırsa, insanın aldığı oksijen düzeyi en uygun (optimum) düzeye yükselir. Vücut iyileştirici etkiler alır ve zindelik artar. Kişinin enerjisi ve huzuru artar. Kapalı nefes alma modellerinde nefes alındığında, oksijen ve yaşam gücü bu bölgelerdeki hücrelere gider. Alt karın ve diyafram kaslarının kullanılması sayesinde, hazımsızlık ve sırt ağrısı gibi fiziksel şikayetler kısa sürede iyileşir.

Bu sürecin ikinci düzeyinde olumsuz düşünceler, bastırılmış duygular, doğum travması, çocukluk travmaları ve geçmişte yaşanmış travmalar iyileştirilir. Tüm davranışlar ve eylemler, bir duygunun veya inancın sonucudur. Davranışlarımızı değiştirmek istiyorsak, duygusal/akılsal düzeyde değişiklik yapmamız gerekir. Nefes alırken oksijenin yol açtığı yüksek frekanslı titreşim, vücudumuzdaki elektromanyetik alanı değiştirerek oksijen yüksek frekansına yükseltmemizi sağlar. Bunun bilincine vardığımızda, nefes almanın daha bilimsel ve metafiziksel bir unsuru devreye girer. Fiziksel değişim yasasına göre, düşük frekanslı titreşim enerjisi, yüksek frekanslı titreşim enerjisine maruz kaldığında yükselir ve bu yükselme kalıcıdır. Bunun nefes alma sürecindeki anlamı, yüksek frekanslı titreşim enerjisinin hücre belleğindeki ve bilinçaltındaki düşük frekanslı titreşim enerjisini arttırdığıdır; düşük frekanslı titreşim enerjisi ise olumsuz düşünceleri, travmaları ve bastırılmış duyguları içerir. Böylece bellekte kayıtlı tüm karanlık köşeleri aydınlatabiliriz. Belleğimizdeki bu enerji tıkanıklıkları açıldığında, artık olumsuz etkilenmeyiz.

Bilinçaltı düzeyinde düşünme ve hissetme, nefes alışımızla bağıntılıdır, başka bir deyişle “Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz”. Herkes kendine özgü bir şekilde nefes alır. Bazı ortak nefes alma modelleri vardır, fakat bireylerin farklı durumlarda nefes alış şekilleri, parmak izi gibi benzersiz ve bireye özgüdür. Güçlü bir duygu hissettiğimizde kendimizi rahatsız hissedersek o an nefesimizi tutarız, böylece o duygudan kurtulmaya çalışırız. Bize kendimize hakim olmamız, susmamız vs. öğretilmiştir. Çoğu kişi kendini duygularına bırakmaz. Kulağa garip gelebilir, fakat karından nefes almak, tatsız duygulardan kurtulmayı sağlar, çünkü bu durumda hareket halindeki enerji tüm vücut ile birleşir, dışa vurulur ve vücuttan atılır. Nefesimizi tuttuğumuz zaman ise söz konusu enerji hücrelere gönderilerek bastırılır. Bunlar hastalığa ve diğer fiziksel şikayetlere yol açabilir. Yıllar boyu nefesimizi tuttuğumuz için bastırılmış olumsuz enerji birikmiş ve belirli bazı yerlere depolanmıştır. Sonuçta doğal nefes alma becerimizi kaybederiz, bu da doğal yaşamdaki yolun kaybedilmesi demektir. Nefes almak daha sevgi, neşe ve sağlık dolu bir hayatın kilit noktasıdır.

Bilinçaltı ile nefes alma modelleri arasındaki bu sinerjinin iyi tarafı, iki yönde çalışmasıdır. Nefes alma tarzımızı değiştirdiğimizde, düşünme ve hissetme tarzımızı da değiştirmiş oluruz ki bu da Transformal Nefes tekniğinin dünyaya sunduğu en büyük hediyelerden biridir. Daha çok nefes alırsak, hayattan da daha çok şey alırız. Kolay, hızlı ve rahat şekilde nefes verdiğimizde, geçmişte kalmış veya bizim için olumsuz bu unsurları dışarı atarız. Nefes alma modelinde ne kadar açık ve bağlantılı olursak, nefes alma da bize istediğimiz şeyleri o kadar çok verir.

Böylece Transformal Nefes’in üçüncü düzeyi olan ruhsal düzeye geliyoruz. Doğuda bilinçli nefes almanın gücü, asırlardır ruhsal aydınlanma aracı olarak kullanılmaktadır. Batıda bu konuya ancak son zamanlarda ilgi gösterilmeye ve akıl-beden bağlantısını araştırmaya başlanmıştır. Yaşam gücü, bilincimizi değiştirerek bilinçlilik düzeyini yükseltir ve bunu günlük yaşama bağlar. Böylece insan içinde rehberlik ve netlik kazanır. Gerçekler zaten insanın içindedir, aksaklıklar ortadan kalktığında doğal ve serbest şekilde ortaya çıkar.

SONUÇ

Transformal Nefes güvenli ve etkilidir. İnsanın tüm bilinç düzeylerini transforme eder/dönüştürür. Fiziksel düzeyde, sınırlı nefes alma modellerini açar ve temizler, böylece:

Daha çok sağlık -detox kapasitesinin artışı Daha çok enerji -solunum sisteminin gelişmesi Daha çok denge -dayanıklılık ve bağışıklık

Hücrelerin sağlıklı çoğalması için kanın oksijen açısından zengin olması gerektiği, kanıtlanmış bir gerçektir, söz konusu çoğalma ise hem sağlıklı olma hem de hastalıkların iyileşmesi için gerekir.

Duygusal ve zihinsel düzeyde- Transformal Nefes, bilinçaltını temizler: Stresleri ortadan kaldırır, rahatlama duygusu yaratır Hücre belleğinde kayıtlı eski travmaları siler Öfke, korku, endişe, suçluluk ve keder gibi bastırılmış duyguları temizler.

Spirituel düzeyde- Transformal Nefes bizi bilincin daha yüksek seviyelerine bağlar:

Yüksek benliğimizle bağlantıyı açar Birlik bilincini yaratır Ruhsal hediyeleri tam olarak alabilmemizi sağlar.

Transformal Nefes süreci, nefes alma modelinizin daimi olarak derin ve tam diyaframdan nefes alma modeline dönüşmesini sağlamaktadır. Bu dönüşme süreci sırasında, her türlü düzeyde olumsuz enerji, hücre belleğinden silinir, sonuçta insan kendini zinde, genç, kendisi ve başkaları ile barışık hisseder. Çoğu kişi, hastalıklarında da olumlu etkiler meydana geldiğini bildirmiştir.

Bağımlılık/iyileşme

Sigara içme

Göz bozukluklarının düzelmesi

Kanser

Astım

Doğum yapma

Baş ağrısı/migren

Depresyon Hazım sorunları

Kronik yorgunluk

Kısırlık Uykusuzluk

Kalp bozuklukları

Korkular

PMS (regl öncesi sendrom)

Panik atak

Stres

Cilt hastalıkları

Nefesim benim canım…

Randevu Talebi

E-bülten Kaydı

Facebook623
Facebook
Instagram355