Ellerin Mucizesi

Eller insanın kendini ifadesinde en duyarlı  ve etkili organlardır. İnsanın elinin becerisinin gelişmesi, beynin biyolojik gelişimine de paraleldir. İnsan beyninin düşünüp hayal ettiğini ellerimiz gerçekleştirir. Ellerin tecrübeleri, beyne yeni düşünce ufukları açmıştır.

Eller; tutar, temas eder, kavrar, okşar, sevgiyi güveni hissettirir, çarpar, iter, çevirir, vurur, parçalar.

Ellerin önemi  sadece son derece duyarlı hareket ve hissetme becerisine sahip olmasında değil, aynı zamanda EL – BEYİN arasındaki karşılıklı bağlantıların zenginliğinden  kaynaklanmaktadır.

İnsan beyninde baş  parmak ve işaret parmağını kontrol eden hücrelerin kapladığı alan; BAŞ – ve – BÜTÜN DUYU organlarının kapladığı alana eşittir. Temas ederek hissetmek yoluyla kazanılmış duygu entelektüel bilgi yoluyla elde edilenden çok farklıdır ki temas ederek hissetmenin farkını hepimiz çok iyi biliriz.

Londra Üniversitesi Nöroloji bölümünden bilim adamları aslında son derece karmaşık olan fiziksel ağrıları azaltmak için ‘’ Kendine Dokun’’ yöntemini önermektedir.  Yaralandığınızda yada bedeninizde herhangi bir ağrı olduğunda , bir sızı hissettiğinizde  hemen elinizle o bölgeye dokunmanın ağrıyı, sızıyı hafiflettiğini söylüyorlar. Çünkü otomatik olarak düşünce gücü harekete geçiyor  ve kişinin o noktaya yoğunlaşması sağlanıyor. Elinizi çektiğiniz zaman ağrı aynı noktadan yine başlıyor. Düşünce gücü dokunmayı, dokunma düşünce gücünü etkiliyor.

Amerika Harvard Tıp Fakültesinde yapılan bir araştırma ise bize yine dokunmanın nasıl güzel ve iyileştirici gücü olduğunu kanıtlar nitelikte. Doktorlar ameliyata girmeye hazırlanan hastaları iki gruba ayırıyor. Anestezi uzmanı ve psikologlar tarafından her iki grubu da önceden ameliyat hakkında bilgi veriliyor. Ve ardından sadece bir gruba dokunarak, sırtları sıvazlanarak güven duygusu   aşılanıyor. Ertesi sabah ameliyata girecek olan gruplardan ikincisi, yani dokunarak ameliyata hazırlananlar geceyi rahat bir uykuyla geçiriyor.

 

Ameliyata rahat giriyor ve enfeksiyona kapılmadan ameliyattan çıkıp çabuk iyileşiyor. Diğer grup ise, uykusuzluk ve enfeksiyona kapılma durumları gözleniyor.

Ayrıca doktorlar;  sadece süt verme aşamasında sırtı sıvazlanan bebeklerin normalden hızlı gelişme gösterdiklerini söylüyorlar.

Gerçek bir yaşam öyküsü bize dokunmanın mucizesini örnekliyor.

Birinci Dünya savaşı sırasında anne babası ölen bebekler burada bakılmak üzere bir kreşte toplanıyor. Düzenli bakım ve beslenme sağlandığı halde bebeklerin hepsi yaşamını kaybediyor. Ancak içlerinden bir tanesi yaşama tutunup hayatta  kalmayı başarıyor.

Nedeni ise, geceleri kreşi temizlemeye gelen bir bakıcı kadının bu bebeğe özel ilgi göstermesi, temizlik sonrası onu kucağına alıp sevmesi. Ve sonuçta dokunulma ihtiyacı kısmen de olsa karşılanan bebek, o yaşam savaşını kazanıyor. İşte dokunmanın gücü ve büyüsü burada devreye giriyor.

Dokunmak ve dokunulmak bir ihtiyaçtır. Deneyimleri sevgi, neşe ve huzurla ele almayı seçerken dokunmanın iyileştirici gücünü hem kendiniz hem de sevdiklerinize hissettirin.

 RetinA  Değişim Rehberlik ve Güzellik

Nefes Eğitmeni ve Bütünsel Güzellik Danışmanı

CANSEL ÇEŞİT

Please like & share: